21 Temmuz 2012 Cumartesi

Gece çekimleri

Ne yapsam ne yapsam, mübarek Ramazan biraz çarpıyor insanı malum gündüzlerim vasat, geceleri bokehler dayanilmaz, simsiyah bir arkaplan'a inci gibi düşüyorlar ;) terasta çapraz binanin merakli teyzelerinin yogun ilgili bakislari altinda biraz zorlasa da, kuzucuklarla iftar sonrası, fotoğrafla daha eğlenceli hale geliyor.

10 Mayıs 2012 Perşembe

Portre fotoğrafları

     Fotoğrafçılığın en sevdigim yanlarından biri portre fotoğrafçılığıdır
insanları seviyorum, onların duygu ve düşüncelerinin yüzlerine bıraktıkları iz düşümlerini seyretmeyi çok seviyorum, geçen aylarda FotoAtlas dergisi, ek olarak "PORTRE FOTOĞRAFI NASIL ÇEKİLİR" isimli mini bir cep kitabı hediye etmişti okurlarına, hiç kaçırmadım aldım ve bence oldukça başarılı bir çalışma olmuş... kendilerine buradan şükranlarımı sunarım. :)
     Portre fotoğraflarının en can alıcı hedef kitlesi tabii ki çocuklar, onların duygularının yüzlerindeki bütün mimiklerinde ahenkle dans ediyor olması beni benden alıyor, bunun yanı sıra yaşlılar, çalışan insanlar da oldukça iyi portreler verirler, portre fotografı için biraz uzak kalmak gerektigini düşünüyorum konuya uzak olunursa fotoğrafladığınız kişiyi, rahatsız etmeden dogal süreci takip etme ve fotoğraflama imkanınız atrmış olur, fotoğrafladığınız kimse kahkahalarla gülerken,
pardon ne güzel gülümsüyorsunuz bir fotoğrafınızı alabilir miyim acaba? dediğiniz anda bütün büyü bozulur hele de Türk milleti için bu vazgeçilmez bir kuraldır fotograf verirken ayrı bir duruş vermeniz gerekir ellerinizi nereye koyacagınızı bilemezsiniz, gülümsenin bütün ahengi dagılır gider, bakışlar başkalaşır, ben daha çok haberdar etmeden zoom lens veya uzun odaklı bir prime lens ile fotoğraflanıp daha sonra kişiye gösterilip yayınlama izni alınmasından yanayım,  başka türlü çok ugraş sarf etmeniz gerekiyor aynı duygu ve düşünce atmosferi oluşturup istediğiniz fotoğrafı yakalabilmeniz için.
Tabii bazen oldukça mimiklerini kontrol etmeyi başarabilen kişiler vardır onlarla portre çalşmak ayrı bir zevktir, objektife dogru bakarak duygu ve düşünceyi aktarabilirler, bu da bence büyük bir başarıdır...
                   
                                               bunlar da benim çalışmalarımdan






5 Mayıs 2012 Cumartesi

İşte bu bool eğlenceli bir çekim ;)

              Bir nişan çekimine götürüyorum sizi, resmi degil gayet eğlenceli ve de keyifli
genelde çekimler olmadan önce çiftlerle sık sık telefonlaşılıp, olabilitesi yüksek tüm aksilikler bir bir bertaraf edilir itina ile :D bu sefer de öyleydi...

        Damat bey yabancı değil kuzenim olur, Adem Abim ve dünyalar güzeli tatlı gelinimiz Derya ile uzun ugraşlar sonunda karar verilen mekanımız yıldız parkına doğru hareket ettik, ekip epey kalabalık, hava çok güzel, trafik olmadıgından şükür hemen ulaştık, damat ve gelinin tesrif etmelerini bekliyoruz, birden havada bir bulutlanmalar bi kasvet peydah oldu, neee nasıl yani dememe kalmadı bir rüzgar,
koruda bizim gibi gelin damat çekimi gerçekleştiren bir sürü fotografçı var herkes bi tedirgin oldu, dua ediyorum noolur yagmur yagmasın, ama az önce ne güzeldi hava... O ara gelin damat geldiler ve hava gitgide bozuyor, abi napıyoruz dedim neye ugradıgımı şaşırmış vaziyette, abim beylikdüzü'nden geliyor, valla fatma orası sagnak halinde nasıl geldigimiz bilmiyorum birazdan o yagmur buraya ulasabilir dedi, tam ofsayta düştüm hadi acele edelim o zaman dedim, başladık çekime, bir iki kare çektimmmm ve yagmur başladı...

      Hayıııırrrr o an yüz ifadelerimizi biri fotograflamalıydı hah hah haa şimdi gülüyorum ama o an çok fenaydım, abim hemen bir kac kare al bitirelim sonrada bi yerde çay içeriz naapalım kısmet böyleymiş diyor, ben hayır olmaz öyle deli misin biz buraya fotograf için geldik içimize sinen fotolar yakalamadan şurdan şuraya gitmem diyorum, kısa bir bocalama ve istişare sürecinden sonra yağmur duruverdi :D nasıl mutlu oldum anlatamam sonra bir süre daha geirldik acaba devam eder mi diye ama sonra rahatladık ve bu mutlu kareler çıktı.

       Gülen yüzünüzden gülücükler hiç eksik olmasın, bir ömür göz göze dizdize mutlu olun inşaallah.






1 Nisan 2012 Pazar



             Çok yağmurlu günler vardır hani hiç dinmez bir türlü gökyüzünü asar oturur bütün gün, yüzünü güldüremezsin bir türlü ağlayıp rahatlamadan,bilmezsin neye üzüldüğünü, ses edemezsin, izlersin sadece kasvetine kapılıp gamlanırsın, kimseye göstermeden ağlamaklı bakışlarını bir kenara ilişir güneş açmasını ve yeniden gülümsemesini beklersin... Bugün de öyleydi, ara ara gök gürültüsü içimi ürpertip durdu, ne yastık çare olur öyle zamanlarda ne yorgan, sıgınırsın işte sadece saçma sapan, bilirsin korumaz...

            Bir çocuk beliriverir böyle zamanlarda cam'a, dalgın dalgın seyreder yağan yağmurları, damlaların cam'a vurup sonra yere sıçrayışını, ahengini, rengini seyreder çocukluk, çocuklar renkleri farklı görürler ben hep böyle bilirim ve gördükleri renkleri eğer anlatabilseler eminim hayranlığımız iki misli artardı onlara... Yağmur onlara şarkılar söyler ve onlar cam önünde dalıp giderler...

         Çocukların fotografa kattıkları çok masumane ve retro bir hava var, içine girdikleri şeyi daha bir anlamlandırıyor ve masumlaştırıyorlar.

                                             Tıklayın ve bu tatlı şarkı eşlik etsin size

15 Mart 2012 Perşembe

Mutlu An'ları Fotoğraflamak...

           Büşra Harun çifti beni arkadaşım vasıtası ile bulan bir çift, Yıldız parkında Öğlen saatlerinde buluştuk ve o çekime çok hasta, aldığı ilaçlarla ayakta durmayı başarabilerek gittim, hava inanılmaz kapalıydı ve neredeyse 20 gün boyunca umarım ışık güzel olur ve rahat bir çekim yaparız diye dua etmiştim ara ara büşra hanımla konuştugumuzda o da aynı şekilde dua ettiğini söylüyordu ama maalesef kapalıydı işte... :))  buluştuğumuzda damat beyin söylediği ilk söz "yalnızca yarım saatimiz var" Wuhuu bu çok hızlı bir çekim yapmak demekti... Aslında minimum 1 ile maxsimum 2 saat arası bir sürecim vardır düğün fotoğraflarında çünkü siz ne kadar profesyonel olursanız olun fotografın kalitesi modellerle de doğrudan ilişkilidir ve  zaten ilk yarım saat çiftler gergin oldukları için çok iyi fotoğraflar ilk yarım saatten sonra çıkar...  Hemen çekime başladık oldukça hızlı bir çekim yapmam gerekti itiraf edeyim kendimi atom karınca gibi hissettim :)) o gün büşra hanımcığım oldukça pozitif ve fotoğraf çekinmeye odaklı olmasına ragmen damat bey adapte olmakta epey güçlük çekti ama çekimin ortalarına doğru onu da gülümsetebildik, ve finalde saatime baktım 50 dk'da çekim bitmişti...   Bana verilen süreyi biraz aşmıştım ama neyse o kadar da olur.

    Düğün günleri çiftler için gergin ve stresli geçen bir gün maalesef, bazen aksilikler ve gecikmelerde işin içine girerse daha da zorlaşıyor ama birbirine sevgiyle bakan gözleri yakalamak ve ne kadar stresli olurlarsa olsunlar o günü Aşıkın Maşukuna kavuşması düsturundan şaşmadan yaşayan
ve mutlulukları gözlerinden okunan insanların özel günlerini fotoğraflamayı seviyorum...





14 Mart 2012 Çarşamba

Hayat geçer gider...

        Sen uzaklara bakarken öylece akıp gider hayat neden'i niçin'i yoktur ki;
gelişi güzel bildiği gibi biraz da senin tercihlerinden ilham alıp devam eder kafasına göre,
Aramaızda kalsın ama içini doldurmak, anlam katmak senin elinde zırvaları da külliyen yalandır aslında
:) çünkü sen anlam katmaya çalıştıkça daha da yalanlaşır, kendi yürüyüşünü bile unutuverirsin zamanla...

     Bir köşe başında dinlenesin gelir hayatın, ellerini başının arasına alıp düşünürsün, biri gelir az ilerden kalk biraz da ben düşüneyim diye rahatsız eder seni, düşünemezsin bile anlayacagın...  Bir şarkı tutturursun alabildiğince huzurlu, izlersin önünden akan hayatları, oturup uzaktan bakmak en güzelidir hayata, kimsesiz kuytu bir köşe bulup sakince izlemek... Ne kadar içindeysen ve ne kadar benim dersen o kadar uzaklaşır sana... Hayat hiç senin olmaz aslında...




9 Mart 2012 Cuma

Fotoğraf hikayem...

       Ben küçüktüm, ellerim yumuk yumuktu daha, sevdiğim meyvelerin tadı damagımda, neden bilmiyorum tulumba tatlısının bile daha bir başka tadı vardı... Uçurtmalar uçurur portakal bahçelerinde piknik yapardık...  portakal kokardı o zamanlar dünyam...

       Birgün annem, ablamla benim elimden tuttu ve çıktık evden usulca yürüdük sokaklardan, caddede adını bilmediğim eski bir  dükkana girdik, annemin tatlı sesleri hala kulağımda, Üzerimizde annemin diktiği elbiseler, ablamın elinden tutup yan odaya geçtim, en az hayallerim kadar renkli cıvıl cıvıl  kırmızı bir fonun önünde durup neler oldugunu anlamaya çalıştım sadece, adını bile bilmediğim bir makinaya doğru bakmamı istedi fotoğrafçı amca, baktım bende dimdik durup omuzlarımı kaldırdım, hiç kırpmadım gözlerimi aynen amcanın dediği gibi...

O an yüzümde patlayan ışıkla fotoğrafa aydınlandı dünyam... Küçüklüğümün yegane fotoğrafını hep sakladım, ellerimdeki fotoğraf kağıdına sadece bir an'ı hapsedilmiş çocukluğumu hayranlıkla seyrettim...